Prof. Dr. Ali Kafkasyalı ile “İran Türkleri: Tarihi, Kültürü ve Nüfus Yapısı” Söyleşisi Gerçekleştirildi.
Türk Akademisyenler Birliği (TAB) tarafından düzenlenen çevrim içi etkinlik serisi kapsamında, Atatürk Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Kafkasyalı, “İran Türkleri: Tarihi, Kültürü ve Nüfus Yapısı” başlıklı çok disiplinli ve derinlikli bir konferans verdi. Akademisyenlerin, araştırmacıların ve gençlerin yoğun katılım gösterdiği etkinlikte, İran coğrafyasının Türklük tarihi açısından taşıdığı stratejik ve kültürel önem bilimsel belgeler ışığında ele alındı.
“İran Bir Etnik Kimlik Değil, Coğrafya Adıdır”
Konuşmasına İran kavramının terminolojik düzeltmesiyle başlayan Prof. Dr. Ali Kafkasyalı, “İran” kelimesinin bir etnik grubu ya da sadece Fars unsurunu ifade etmediğini, aksine buranın kadim bir coğrafi ad olduğunu vurguladı [06:09]. Bilimsel veriler ve tarihi vesikalar ışığında, bu coğrafyanın tarihsel ve nüfus yoğunluğu bakımından en köklü bileşeninin Türkler olduğunu ifade eden Kafkasyalı, İran Türklerinin Anadolu Türklüğünden çok daha eskiye dayanan bir geçmişe sahip olduğunun altını çizdi.
Tarihin Kesişen Yolları: Selçuklular’dan Günümüze Konferansta Büyük Selçuklu Devleti, Safeviler ve Avşarlar gibi Türk imparatorluklarının bu topraklara vurduğu mühürler haritalar ve görseller eşliğinde katılımcılara aktarıldı. İsfahan’da yer alan Melikşah ve Nizamülmülk’ün kabirlerinin, Tebriz ve Şiraz’daki mimari şaheserlerin bu toprakların ayrılmaz tapu senetleri olduğunu hatırlatan Kafkasyalı; Şah İsmail’in Türkçeyi devlet dili yapması ve nizami edebiyattaki Türk dili mücadeleleri gibi önemli tarihsel dönemeçlere değindi.
Demografik Gerçekler ve Kültürel Köprüler İran’daki Türk nüfusu üzerine yapılan istatistiksel çalışmalara ve uluslararası raporlara da atıfta bulunulan söyleşide, Güney Azerbaycan Türkleri, Kaşkaylar, Horasan Türkmenleri ve diğer Türk boylarının günümüzdeki nüfus yapıları detaylandırıldı. Günümüzde İran sınırları dahilinde yaklaşık 40 milyon Türk unsurunun yaşadığını belirten Prof. Dr. Kafkasyalı, İran Türklüğünün Türkistan ile Türkiye arasında vazgeçilmez bir manevi, dilsel ve kültürel köprü vazifesi gördüğünü ifade etti.
Büyük Çar Petro’nun tarihi vasiyetnamelerindeki Şia-Sünni ayrıştırma politikalarına ve dış güçlerin bölgedeki oyunlarına karşı tarihten ders çıkarılması gerektiğini belirten Kafkasyalı, köklerimize inerek dili, inancı ve tarihi sağlam birer köprü haline getirmemiz gerektiğini vurgulayarak konuşmasını tamamladı.
Etkinlik, katılımcıların sorularının yanıtlanması ve teşekkür takdimlerinin ardından sona erdi.
Etkinliğin video kaydına ulaşmak ve yayını yeniden izlemek için Türk Akademisyenler Birliği YouTube kanalını ziyaret edebilirsiniz.









