Türk Birlikleri Teşkilatı Federasyonu Akademik Değerlendirme Toplantısı:Makyavelizm, Normsuzluk ve İşlevsel Olmayan Denetim Davranışı

Türk Birlikleri Teşkilatı Federasyonu bünyesinde düzenlenen Akademik Değerlendirme Toplantıları kapsamında, akademik dünyayı yakından ilgilendiren önemli bir oturum daha geride kaldı.

24 Eylül 2025 tarihinde saat 21.00 – 22.30 arasında çevrim içi olarak gerçekleştirilen programda, yönetim ve organizasyon psikolojisinin kritik konularından biri masaya yatırıldı.

Toplantının konuk konuşmacısı olan Doç. Dr. Mehmet Günlük, “Makyavelizm, Normsuzluk ve İşlevsel Olmayan Denetim Davranışı” başlıklı sunumuyla akademik bulguları ve iş dünyasındaki organizasyonel yapıların karanlık yönlerini derinlemesine inceleyen ufuk açıcı bir paylaşımda bulundu.

Değerli hocamızın sunumunun ardından, katılımcıların yoğun ilgisiyle devam eden Soru & Cevap bölümünde konu enine boyuna tartışıldı ve etkinlik başarıyla tamamlandı.

Tarihten Geleceğe İktisadi Kıskaç: Türkiye’nin Ekonomik Kuşatılmışlığı Masaya Yatırıldı

Tarihten Geleceğe İktisadi Kıskaç: Türkiye’nin Ekonomik Kuşatılmışlığı Masaya Yatırıldı

Türk Birlikleri Teşkilatı Federasyonu Akademik Değerlendirme Toplantıları Kapsamında “Türkiye’nin Ekonomik Kuşatılmışlığı” Konuşuldu

Türk Akademisyenler Birliği (TAB) bünyesinde düzenlenen Akademi Değerlendirme Toplantıları’nın bu haftaki oturumunda, Türkiye’nin iktisadi tarihi ve geleceğini yakından ilgilendiren çok önemli bir konu masaya yatırıldı. Doç. Dr. İzzettin Özpolat’ın açılış konuşması, Doç. Dr. Ümmügülsüm Candeğer ve Dr. Ahmet Caner Çatal’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen çevrimiçi etkinlikte, Prof. Dr. Kerem Karabulut konuk konuşmacı olarak yer aldı.

Prof. Dr. Kerem Karabulut, “Osmanlı Devleti’nden Günümüze Türkiye’nin Ekonomik Kuşatılmışlığı” başlıklı sunumunda, ekonomik bağımsızlığın milli menfaatlerimiz ve geleceğimiz için önemini çarpıcı tarihi ve güncel analizlerle gözler önüne serdi.

“Tarih Gelecektir”

“Kuşatılmışlık” kavramının yalnızca askeri değil, ekonomi-politik bir sarıp sarmalama olduğunu belirten Karabulut, Yusuf Halaçoğlu’nun “Tarih gelecektir” sözüne atıfta bulunarak, geçmişteki iktisadi kırılmaları bilmenin geleceğe yönelik stratejiler geliştirmedeki hayati rolünü vurguladı. 

Öne Çıkan Başlıklar ve İktisadi Dönüm Noktaları:

Sanayi Devrimi ve Takip Edilemeyen Teknolojiler: Osmanlı İmparatorluğu’nun 16. ve 17. yüzyıllarda dönemin en ileri teknolojisine sahip küresel bir güç olduğunu belirten Karabulut, Batı’daki 1. Sanayi Devrimi (1760’lar) ve serbest piyasa modellerinin gerisinde kalınmasının iktisadi çöküşün fitilini ateşlediğini ifade etti.

Baltalimanı ve Duyunu Umumiye Kıskacı: 1838 Baltalimanı Ticaret Antlaşması ile Osmanlı’nın tam bir açık pazar haline geldiğini ve iç işlerine müdahale zemini hazırlandığını söyleyen Karabulut, 1854’teki ilk dış borçlanma süreci ve sonrasında kurulan Duyunu Umumiye İdaresi’ni (1881) egemenliği zedeleyen en büyük ekonomik kuşatma örnekleri olarak nitelendirdi.

Atatürk Dönemi ve Ekonomik Deha: Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri dehasının yanı sıra olağanüstü bir ekonomik deha olduğunu vurgulayan Karabulut; gümrük imtiyazlarının baskısına rağmen 1923-1929 arası liberal, 1930 sonrasında ise dünyadaki krizi okuyarak devlet öncülüğünde yerli ve milli bir kalkınma modeli (Sümerbank, KİT’ler) uyguladığını belirtti. Ayrıca Atatürk’ün dış politikadaki kıvrak zekası ve stratejik dehası sayesinde Nahçıvan ile Türk dünyasına açılan sınır bağımızın nasıl korunduğunu aktardı.

Modern Kuşatma Aparatları (IMF, Gümrük Birliği, Endüstri 4.0): Cumhuriyet döneminde IMF, Dünya Bankası ve tam üye olunmadan imza atılan 1996 Gümrük Birliği kurallarının modern birer kontrol mekanizması olarak işlev gördüğüne dikkat çekildi. Geleceğe Yönelik Uyarı: Dijital Çağı Yakalamak Zorundayız            Prof. Dr. Kerem Karabulut konuşmasının sonunda, geçmişte 1. Sanayi Devrimi’ni kaçıran Osmanlı’nın yaşadığı süreci hatırlatarak hayati bir uyarıda bulundu: “2010 yılı itibarıyla resmiyet kazanan Endüstri 4.0’ı, yapay zekayı ve dijital dönüşümü kendi yapımıza adapte edemezsek, gelecekte de benzer iktisadi risklerle yüz yüze kalmamız kaçınılmazdır.”

Geleceğe Yönelik Uyarı: Dijital Çağı Yakalamak Zorundayız Prof. Dr. Kerem Karabulut konuşmasının sonunda, geçmişte 1. Sanayi Devrimi’ni kaçıran Osmanlı’nın yaşadığı süreci hatırlatarak hayati bir uyarıda bulundu: “2010 yılı itibarıyla resmiyet kazanan Endüstri 4.0’ı, yapay zekayı ve dijital dönüşümü kendi yapımıza adapte edemezsek, gelecekte de benzer iktisadi risklerle yüz yüze kalmamız kaçınılmazdır.”

Etkinlik, katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği soru-cevap bölümünün ardından, milli çıkarlar doğrultusunda yeni bilimsel projeler ve çözümler üretilmesi temennisiyle sona erdi.

Osmanlı ve İngiliz Arşiv Belgeleriyle Filistin’in İşgal Süreci – Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu

Türk Akademisyenler Birliği olarak, tarihin tecrübe birikiminden dersler çıkararak geleceğe yön vermek ve günümüz meselelerine objektif bir ışık tutmak amacıyla çok önemli bir çevrim içi etkinliğe imza atıyoruz.

Akademik Değerlendirme Toplantılarımızın bu oturumunda, Ortadoğu’nun ve İslam dünyasının en derin yaralarından biri olan Filistin konusunu masaya yatırıyoruz. 19. yüzyılın sonlarından itibaren başlayan toprak satın alma faaliyetlerinden günümüze uzanan süreci, uluslararası politikaları ve büyük planları tarihi vesikalar eşliğinde inceliyoruz.

Etkinliğimizde, Türk Tarih Kurumu eski başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, ilk kez gün yüzüne çıkan Osmanlı ve İngiliz arşiv belgelerini, dönemsel haritaları ve resmi kayıtları paylaşarak Filistin’in işgal sürecini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serecektir.

  • Açılış Konuşması: Doç. Dr. İzzettin Özpolat

  • Konuk Konuşmacı: Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu

  • Moderatörler: Doç. Dr. Ümmügülsüm Candeğer & Doç. Dr. Sezer Kahyaoğlu

    Etkinlik Detayları:

    • Tarih: 10 Eylül 2025

    • Saat: 21.00 – 23.00

    • Platform: Çevrim içi (Toplantı erişim linki grup üyelerine ve davetlilere özel olarak paylaşılacaktır.)

    Konuşmanın ardından katılımcılarımızın sorularının yanıtlanacağı bir Soru-Cevap bölümü gerçekleştirilecektir. Tarihe ve geleceğe yön veren bu nitelikli akademik değerlendirmeye tüm üyelerimiz ve ilgi duyan akademisyenlerimiz davetlidir.