Türk Dünyasının Jeopolitik Geleceği Masaya Yatırıldı: “ABD-Rusya-Çin Kıskacında Türk Dünyası”

Türk Birlikleri Teşkilatı Federasyonu tarafından düzenlenen “Akademik Değerlendirme Toplantıları” kapsamında, Türk dünyasının küresel güçler arasındaki stratejik konumu ve geleceği derinlemesine ele alındı.

Türk Birlikleri Teşkilatı Federasyonu’nun dijital platformlar üzerinden gerçekleştirdiği Akademik Değerlendirme Toplantıları serisi, güncel ve kritik bir başlıkla devam etti. Büyük bir ilgiyle takip edilen programda, küresel güç dengelerinin merkezinde yer alan Türk dünyasının mevcut durumu ve karşı karşıya olduğu meydan okumalar masaya yatırıldı.

Açılış Konuşmasını Doç. Dr. İzzettin Özpolat Yaptı
Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Doç. Dr. İzzettin Özpolat, akademik değerlendirme toplantılarının Türk dünyasına yönelik bilimsel ve stratejik bilincin artırılmasındaki önemine dikkat çekti. Özpolat, federasyon olarak bu tür nitelikli organizasyonlara öncülük etmekten duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Küresel Kıskaç ve Stratejik Hamleler

Doç. Dr. Ümmügülsüm Candeğer ve Doç. Dr. Sezer Bozkuş Kahyaoğlu’nun moderatörlüğünde yürütülen oturumun konuk konuşmacısı, Gaziantep Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yunus Emre Tansü oldu.

“ABD-Rusya-Çin Kıskacında Türk Dünyası” başlığı altında kapsamlı bir sunum yapan Doç. Dr. Tansü, Türk Cumhuriyetlerinin ve Türk dünyasının Washington, Moskova ve Pekin hattındaki güç savaşlarından nasıl etkilendiğini grafikler ve tarihi arka planlarla aktardı. Tansü, Türk devletlerinin bağımsız politikalar üretmesi ve kendi aralarındaki entegrasyonu güçlendirmesi gerektiğinin altını çizdi.

Yoğun Katılımla Gerçekleşti
15 Ekim 2025 tarihinde saat 21.00 – 22.30 arasında gerçekleştirilen etkinlik, akademisyenler, öğrenciler ve Türk dünyası meselelerine ilgi duyan çok sayıda katılımcıyı bir araya getirdi. Soru-cevap bölümüyle sona eren toplantı, izleyicilerden büyük beğeni topladı.

Türk-Çin İlişkilerinin Perde Arkası Akademik Toplantıda Masaya Yatırıldı

Türk-Çin İlişkilerinin Perde Arkası Akademik Toplantıda Masaya Yatırıldı

Türk Birliği Teşkilatı Federasyonu, Türk dünyasının tarihsel ve kültürel mirasını aydınlatmaya yönelik düzenlediği “Akademik Değerlendirme Toplantıları” serisine bir yenisini daha ekledi. Yoğun bir katılımla dijital platformda gerçekleştirilen etkinliğin bu haftaki başlığı “Gök-Türk – Çin İlişkileri: Casuslar, Savaşlar ve Töre” oldu. Doç. Dr. İzzettin Özpolat’ın açılış konuşmasıyla başlayan programın moderatörlüğünü ise Doç. Dr. Ümmügülsüm Candeğer ve Doç. Dr. Sezer Kahyaoğlu üstlendi.

Toplantının konuk konuşmacısı olan, Orta Asya tarihi üzerine yaptığı öncü çalışmalarla tanınan ve Moğolistan Devlet Onur Madalyası sahibi Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, Türk-Çin ilişkilerinin 5 bin yıllık köklü geçmişine dikkat çekti. Çin kaynaklarında Hunların ve Göktürklerin ayak izlerini sürmenin önemini anlatan Taşağıl, Çin tarihi kayıtları tutulmaya başlandığında Türklerin tarihinin de onlarla birlikte başladığını ve Çin yıllıklarının Bozkır medeniyetini anlamak için eşsiz birer kaynak olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, sunumunda Göktürk Devleti’nin iç dinamiklerini ve Çin ile olan amansız stratejik mücadelesini çarpıcı örneklerle aktardı. Tarih anlatılarında genellikle sadece “Çinli prensesler” üzerinden okunan yıkılış sürecine farklı bir boyut getiren Taşağıl, Çinli usta casus Chang Sun-Sheng’in Türk boyları arasına sızarak tüm askeri, coğrafi ve siyasi haritayı nasıl çözdüğünü ayrıntılarıyla paylaştı. Bununla birlikte, Türk devletlerinin zayıflamasında ve yıkılmasında sadece askeri yenilgilerin değil; yaz aylarında kar yağmasına sebep olan ağır iklim değişikliklerinin ve kıtlıkların da hayati birer parametre olduğunu vurguladı.

Göktürklerin askeri dehası ve Vezir Tonyukuk’un stratejik hamlelerine de değinilen konferansta, dış güçlerin müdahalelerinden ziyade içeride törenin bozulması ve boyların birbiriyle olan egemenlik mücadelesinin devletleri zayıf düşürdüğü gerçeği üzerinde duruldu. Taşağıl, tarih okumalarımızda hep Çin entrikalarının konuşulduğunu ama Türklerin de Çin iç siyasetine yaptığı karşı hamlelerin ve askeri operasyonların göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade ederek dengeli bir tarih perspektifinin önemine işaret etti. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği sunumun ardından, dinleyicilerden gelen soruların yanıtlandığı Soru-Cevap bölümüyle etkinlik sona erdi.

 

Türk Akademisyenler Birliği “Ganire Paşayeva’nın Hayatı, Düşüncesi ve Türk Dünyası Davası” Özel Paneli Düzenlendi

Türk Akademisyenler Birliği “Ganire Paşayeva’nın Hayatı, Düşüncesi ve Türk Dünyası Davası” Özel Paneli Düzenlendi

Değerli Bilim İnsanları, Akademisyenler ve Türk Dünyası Sevdalıları,

Türk Akademisyenler Birliği olarak; ömrünü Türk dünyasının birliğine, kültürel mirasına ve “Bir Millet, İki Devlet” ülküsüne adamış olan merhume Ganire Paşayeva’nın aziz hatırasını yaşatmak amacıyla düzenlediğimiz “Ganire Paşayeva’nın Hayatı, Düşüncesi ve Türk Dünyası Davası | Özel Anma Paneli” videosunu sizlerle paylaşmaktan onur duyuyoruz.

Fikirsel temelleri bizzat Ganire Paşayeva tarafından atılan birliğimizin bu özel etkinliğinde, onu yakından tanıyan, davasına ve dostluğuna ortak olmuş kıymetli hocalarımız duygu dolu konuşmalarıyla panelimizde yer aldılar:

Prof. Dr. Resmiye Sabir (Abdullayeva): Ganire Hanım ile olan 25 yılı aşkın dostluğunu, onun parlamentodaki ve sivil toplum alanındaki öncü kültürel projelerini aktardı. Ayrıca vefatından kısa süre önce yaşadıkları anıyı paylaşarak, Ganire Paşayeva’nın ardından kaleme aldığı duygu yüklü “Vatan Kadını” şiirini seslendirdi. 

Dr. Serap Bozpolat Ayan: Paşayeva’nın Sivas ve Türkiye genelindeki gençlerle olan buluşmalarına değinerek, onun gençliğe her zaman “Birbirinizi internet üzerinden bulun, tanıyın ve irtibat kurun; ancak o zaman karşımızda kimse duramaz” tavsiyesinde bulunduğunu vurguladı. Karabağ’ın özgürlüğünü görmeyi her şeyden çok istediğini hatırlattı. 

Doç. Dr. İzzettin Özpolat: 1996 yılından bu yana süregelen mücadele arkadaşlıklarını anlatarak, Paşayeva’nın “Dünya milletleri içerisinde üst kimliğe sahip bir Türk kızıyım” duruşuna ve vatan aşkına değindi. Paşayeva’nın kaleme aldığı manifestoyu ve onun sesinden hafızalara kazınan “Canım Türkiye’m” şiirini paylaşarak dinleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. 

Ganire Paşayeva; az uykusu, çok çalışması, paraya ve lükse tenezzül etmeyen dik duruşu, nerede bir Türk varsa orayı kendi vatanı sayan adanmışlığıyla Türk dünyasında bir “Tomiris Hatun” izi bırakmıştır. 

Bizler Türk Akademisyenler Birliği olarak, onun açtığı bu yolda bilimin ve kültürün ışığında yürümeye, savunduğu fikirleri ve Türk birliği idealini yaşatmaya kararlılıkla devam edeceğiz. 

Etkinliğimizin video kaydını aşağıdan izleyebilirsiniz. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.