Akademik Değerlendirme Toplantısı: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Siyonizm ve Türkiye’nin Filistin Politikası

Akademik Değerlendirme Toplantısı: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Siyonizm ve Türkiye’nin Filistin Politikası

Türk Akademisyenler Birliği tarafından düzenlenen “Akademik Değerlendirme Toplantısı” kapsamında, Birliğin kuruluşunun birinci yılı dolayısıyla önemli bir çevrim içi etkinlik gerçekleştirildi. 8 Nisan 2026 Çarşamba günü düzenlenen programda, Düzce Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Celil Bozkurt konuşmacı olarak yer aldı. “Osmanlı’dan Cumhuriyete Siyonizm ve Türkiye’nin Filistin Politikası” başlıklı sunumda, siyonizmin tarihsel arka planı ile Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte Türkiye’nin Filistin politikası kapsamlı biçimde ele alındı. Açılış konuşması Doç. Dr. İzzettin Özpolat tarafından yapılırken, oturumun yönlendiriciliğini Prof. Dr. Işık Kuşçu Bonnenfant üstlendi.

Yoğun katılımla gerçekleşen programda Prof. Dr. Bozkurt, özellikle Osmanlı arşivleri ışığında siyonizmin ortaya çıkışı, örgütlenme süreci ve bölgesel etkileri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti’nin Filistin politikasının tarihsel gelişimi ve bu politikanın uluslararası ilişkiler bağlamındaki yeri de katılımcılarla paylaşıldı. Akademik çevrelerden ilgi gören toplantı, katılımcıların soruları ve katkılarıyla zenginleşerek verimli bir şekilde tamamlandı.

 

Akademik Değerlendirme Toplantısı: Küresel Dinamikler, Hürmüz ve Enerji

Akademik Değerlendirme Toplantısı: Küresel Dinamikler, Hürmüz ve Enerji

Türk Akademisyenler Birliği’nin 1. kuruluş yıl dönümü kapsamında düzenlenen “Akademik Değerlendirme Toplantısı”nda, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanma, İsrail-ABD-İran eksenindeki savaşın enerji piyasalarına etkisi ve petrol fiyatlarındaki son gelişmeler ele alındı. Açılış konuşmalarını Doç. Dr. İzzettin ÖZPOLAT ve Doç. Dr. Ümmügülsüm CANDEGER’in yaptığı etkinliğin yönlendiriciliğini Prof. Dr. Resmiye Sabır ABDULAYEVA üstlendi. Konuk konuşmacı olarak TESPAM Başkanı Oğuzhan AKYENER katıldı.

 

Akyener sunumunda, dünya petrol arzının yaklaşık %20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanan askeri gerilim nedeniyle günlük tanker geçişlerinin %90–95 oranında azaldığını belirtti. Bu durumdan en çok Çin’in etkilendiğini, onu Hindistan ve Singapur’un izlediğini ifade etti. Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı hattı, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Fujerah koridoru ve Irak üzerinden Türkiye’nin Ceyhan limanına uzanan alternatif güzergâhların kısmen devreye sokulduğunu ancak bu hatların kapasitelerinin yetersiz kaldığını söyledi. Ayrıca Katar’daki LNG tesislerinin vurulmasının uluslararası doğalgaz arzını da daralttığını ekledi.

Petrol fiyatlarına ilişkin üç senaryo paylaşıldı: normale dönüşle birlikte fiyatların kademeli gerilemesi; gerilimin mayıs sonuna kadar sürmesi hâlinde varil başına 110 dolar bandı; en kötü senaryoda (İran’ın Güney Pars sahasındaki deniz üretim tesislerinin vurulması ve Suudi Arabistan’ın stratejik tesislerine misilleme yapılması) fiyatların 200 dolara kadar çıkabileceği ve toparlanmanın 2027 sonunu bulacağı belirtildi. Katılımcılar, enerji arz güvenliği ve Türkiye’nin geliştirdiği alternatif güzergâhların stratejik önemi üzerine sorular yöneltti.



Akademik Değerlendirme Toplantısı: Nevruz

Akademik Değerlendirme Toplantısı: Nevruz

Türk Akademisyenler Birliği’nin etkinliğinde konuşan Prof. Dr. Özkul Çobanoğlu, Nevruz’un Türk kültüründeki köklü geçmişine dikkat çekti. 21 Mart’ın gece ile gündüzün eşitlendiği, kışın bittiği ve baharın başladığı kadim bir gün olduğunu belirten Çobanoğlu, 12 hayvanlı Türk takviminin de bu tarihte başladığını söyledi. Bayramların toplumsal kırgınlıkları ütüleyen yenilenme günleri olduğunu vurgulayan Çobanoğlu, Türkiye’de bayramların içinin boşaltıldığını ve bu nedenle pek çok sosyal sorunun çözülemediğini ifade etti.

 

Çobanoğlu, Nevruz’a yeni anlamlar yüklenmesi gerektiğini savunarak, bu özel günün Türk dünyasının birlik ve kardeşlik günü, ırkçılıkla mücadele günü, kadın-erkek eşitlik günü ve çevre ile erozyonla mücadele günü olarak da kutlanmasını önerdi. “Bayramlarımız bayram gibi olmalı” diyen Çobanoğlu, geleneksel değerlerin yanına yenilerinin eklenmesi gerektiğinin altını çizdi.