Türk Akademisyenler Birliği (TAB) tarafından düzenlenen bilimsel etkinlikler kapsamında, Türk kültür dünyasının en köklü harçlarından biri olan Nevruz geleneği sosyo-kültürel ve antropolojik boyutlarıyla masaya yatırıldı. Programın davetli konuşmacısı olan Prof. Dr. Özkul Çobanoğlu, gerçekleştirdiği derinlikli sunumda Nevruz’un Türk kültür tarihindeki kadim geçmişine ve toplumsal bütünleşmedeki stratejik rolüne dikkat çekti.

Kadim Takvim Mirasından Toplumsal Yenilenmeye

Prof. Dr. Çobanoğlu, 21 Mart tarihinin astronomik olarak gece ile gündüzün eşitlendiği, doğanın uyanışını ve baharın başlangıcını müjdeleyen dönüm noktası olduğunu anımsattı. Bu özel günün Türklerin zaman algısındaki yerine değinen Çobanoğlu, 12 Hayvanlı Türk Takvimi’nin başlangıç noktasının da bu tarih olduğunu vurgulayarak Nevruz’un tarihsel derinliğini ortaya koydu.

“Bayramlarımız Bayram Gibi Olmalı”: Nevruz İçin Çağdaş Vizyon Önerileri

Nevruz geleneğinin dinamik bir yapıda korunabilmesi için geleneksel değerlerin yanına modern ve evrensel unsurların da eklenmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Özkul Çobanoğlu, bu kadim güne çağdaş anlamlar yüklenmesi gerektiğini savundu.

“Bayramlarımız bayram gibi olmalı!” diyerek kültürel mirasın geleceğe taşınmasında dinamik bir vizyon ortaya koyan Çobanoğlu, Nevruz’un şu tematik başlıklar altında da kutlanmasını önerdi:

  1. Türk Dünyasının Birlik ve Kardeşlik Günü: Küresel ölçekte kültürel entegrasyonun sembolü,

  2. Irkçılıkla Mücadele Günü: Toplumsal barış, eşitlik ve kapsayıcılığın odağı,

  3. Kadın-Erkek Eşitliği Günü: Toplumsal cinsiyet adaletinin kültürel zemini,

  4. Çevre ve Erozyonla Mücadele Günü: Doğanın uyanışına paralel olarak çevre bilincinin ve ekolojik farkındalığın geliştirilmesi.

Akademisyenlerin ve araştırmacıların yoğun katılım gösterdiği bu anlamlı oturum, sunumun ardından gerçekleştirilen ve Nevruz’un Türk dünyasındaki farklı ritüellerinin tartışıldığı interaktif soru-cevap bölümüyle sona erdi.