Türk Birliği Teşkilatı Federasyonu, Türk dünyasının tarihsel ve kültürel mirasını aydınlatmaya yönelik düzenlediği “Akademik Değerlendirme Toplantıları” serisine bir yenisini daha ekledi. Yoğun bir katılımla dijital platformda gerçekleştirilen etkinliğin bu haftaki başlığı “Gök-Türk – Çin İlişkileri: Casuslar, Savaşlar ve Töre” oldu. Doç. Dr. İzzettin Özpolat’ın açılış konuşmasıyla başlayan programın moderatörlüğünü ise Doç. Dr. Ümmügülsüm Candeğer ve Doç. Dr. Sezer Kahyaoğlu üstlendi.
Toplantının konuk konuşmacısı olan, Orta Asya tarihi üzerine yaptığı öncü çalışmalarla tanınan ve Moğolistan Devlet Onur Madalyası sahibi Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, Türk-Çin ilişkilerinin 5 bin yıllık köklü geçmişine dikkat çekti. Çin kaynaklarında Hunların ve Göktürklerin ayak izlerini sürmenin önemini anlatan Taşağıl, Çin tarihi kayıtları tutulmaya başlandığında Türklerin tarihinin de onlarla birlikte başladığını ve Çin yıllıklarının Bozkır medeniyetini anlamak için eşsiz birer kaynak olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, sunumunda Göktürk Devleti’nin iç dinamiklerini ve Çin ile olan amansız stratejik mücadelesini çarpıcı örneklerle aktardı. Tarih anlatılarında genellikle sadece “Çinli prensesler” üzerinden okunan yıkılış sürecine farklı bir boyut getiren Taşağıl, Çinli usta casus Chang Sun-Sheng’in Türk boyları arasına sızarak tüm askeri, coğrafi ve siyasi haritayı nasıl çözdüğünü ayrıntılarıyla paylaştı. Bununla birlikte, Türk devletlerinin zayıflamasında ve yıkılmasında sadece askeri yenilgilerin değil; yaz aylarında kar yağmasına sebep olan ağır iklim değişikliklerinin ve kıtlıkların da hayati birer parametre olduğunu vurguladı.
Göktürklerin askeri dehası ve Vezir Tonyukuk’un stratejik hamlelerine de değinilen konferansta, dış güçlerin müdahalelerinden ziyade içeride törenin bozulması ve boyların birbiriyle olan egemenlik mücadelesinin devletleri zayıf düşürdüğü gerçeği üzerinde duruldu. Taşağıl, tarih okumalarımızda hep Çin entrikalarının konuşulduğunu ama Türklerin de Çin iç siyasetine yaptığı karşı hamlelerin ve askeri operasyonların göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade ederek dengeli bir tarih perspektifinin önemine işaret etti. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği sunumun ardından, dinleyicilerden gelen soruların yanıtlandığı Soru-Cevap bölümüyle etkinlik sona erdi.